Aramak için yazmaya başlayın...
Oğuz Camii: 1945'te Temeli Atılan Bir Köy Camisi - demirtepe.net

Oğuz Camii: 1945'te Temeli Atılan Bir Köy Camisi

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2025 - 02:02

Oğuz Camii'nin temeli 1945'te General S. Pozantı tarafından atıldı, 1947'de tamamlandı. Köyün kuruluşunda cami için ayrılan alan askerî ihtiyaçlara gittiği için yapı, Abdullah Kaçmaz ve Rafi Demiralay'ın arka bahçelerinden alınan arsaya inşa edildi.

Oğuz Camii: 1945'te Temeli Atılan Bir Köy Camisi
Temel
1945 — General S. Pozantı tarafından atılmıştır
Tamamlanma
1947
Yapanlar
S. Yrb. Hilmi Karamanoğlu ve S. Ütğm. Nesimi Tanyel
Arsa
Abdullah Kaçmaz ve Rafi Demiralay'ın arka bahçelerinden
Kaynak
Caminin girişindeki yazıt

Oğuz Camii'nin temeli 1945'te atıldı, 1947'de tamamlandı. Köyün kuruluşunda cami için ayrılan alan askerî ihtiyaçlara gitmişti; bu yüzden cami, iki köylünün arka bahçelerinden alınan arsaya yapıldı. Yapımını üstlenen iki kişi de subaydı.

Bu sayfada gri zeminli kutular demirtepe.net tarafından sonradan eklenmiştir; arşiv kayıtlarıyla karşılaştırma ve açıklama amacı taşır.


Arsanın Hikâyesi

Köyün kuruluşunda okul ve cami için altı bin metrekarelik bir alan ayrılmıştı.

Bu alan askerî ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden düzenlendi: aynı yere tümen karargâh binası ve subay gazinosu yapıldı.

Okul için iki hane başka bir yere taşındı. Camiye ise merkezî bir yer bulunamadı. Bu yüzden cami, Abdullah Kaçmaz ve Rafi Demiralay'ın arka bahçelerinden alınan arsalar üzerine inşa edildi.

Rafi Demiralay kimdir?

Cami arsasının alındığı iki bahçeden biri Rafi Demiralay'a aittir.

17 Kasım 1935 tarihli Son Posta röportajında, yaşlı bir göçmen hayvanların dayanıksızlığından yakınırken şunu anlatır: “Geçen sabah Rafi'nin öküzü, bayırın alt yanındaki çeşmenin başında ayak diremiş. Hayvan kamçılana kamçılana ölmüş ama bir adım ilerlememiş.”

Aynı kişi mi, aynı aileden mi bilinmiyor. Ancak köyün ilk kışında gazeteye geçen bir ad, on yıl sonra cami arsasını veren kişi olarak karşımıza çıkıyor. O röportaj arşivde


İnşa: 1945–1947

Temel 1945'te atıldı. İnşaat iki yıl sürdü ve cami 1947'de ibadete açıldı.

Köy halkı inşaata hem maddi hem bedenî katkı sağladı. Tümen komutanlığı da hem okul hem cami inşaatını destekledi.

Camiyi kim yaptı? Unvanlara bakmak gerekiyor

Yazıtta geçen iki isim çoğu zaman “mimar” diye anılır. Ama unvanları başka bir şey söylüyor:

S. Yrb. Hilmi Karamanoğlu — yarbay.
S. Ütğm. Nesimi Tanyel — üsteğmen.
Temeli atan General S. Pozantı ise general.

Yani cami, sivil mimarlar tarafından değil, köyde konuşlu birliğin subayları tarafından tasarlanıp yaptırılmıştır. Dönemin ordusunda inşaat işlerini istihkâm sınıfı yürütürdü.

Bu, tümen komutanlığının “destek sağlaması”ndan fazlasıdır: proje ve uygulama doğrudan askerî kadrolara aittir.

Köyün iki kamu binasını da ordu yaptı

Demirtepe'nin bu iki yapısı da aynı dönemde ve aynı kaynakla ortaya çıkmıştır:

Okul, 1942. Birliğin köye konuşlandığı yıl açıldı; tümen komutanlığı inşaata destek verdi. Köy okulu yazısı

Cami, 1945–1947. Temeli bir general attı, yapımını iki subay üstlendi.

Köy 1934'te kuruldu. Kamu yapıları, kuruluşundan sekiz ve on üç yıl sonra, kendi imkânlarıyla değil oraya gelen birliğin imkânlarıyla yükseldi. Aynı birlik ki köyün ilk iki sırasındaki evleri boşalttırmış, okul ve cami arsasını da almıştı.


Girişteki Yazıt

Caminin girişinde bir yazıt bulunur. Temelin atılış yılını, tamamlanma tarihini ve yapımında emeği geçenlerin adlarını taşır.

Bu sayfadaki tarihlerin ve isimlerin tamamı o yazıttan gelmektedir.

Yazıt fotoğraflanmalı

Yazıt, bu yazının tek birincil kaynağıdır. Fotoğraflanıp bu sayfaya eklenmesi, kayıtları okurun kendi gözüyle görebileceği bir belgeye dönüştürür.

Ayrıca metnin tamamının harfi harfine okunması işe yarar: “S.” kısaltmasının açılımı, adların tam yazılışı ve varsa başka isimler ancak taştan okunarak kesinleşir.

Köyün ilk yıllarından bugüne ulaşmış yazılı kaynaklar azdır. Bu yazıt onlardan biridir.


1934–1947 Arası

On üç yıl nerede ibadet edildi?

Köy 1934'te kuruldu, cami 1947'de açıldı. Arada on üç yıl vardır.

Kasım 1935'te köyü gezen Son Posta muhabiri Naci Sadullah, evleri, tarlaları, tohumu ve öğretmensizliği ayrıntısıyla anlatır ama bir ibadet yapısından söz etmez. O tarihte köyde elli dört hane vardı ve evlerin çoğunun çatısı bile kapanmamıştı.

Bu on üç yılda nerede namaz kılındığı — bir evde mi, açık havada mı, geçici bir yapıda mı — kayıtlarda yoktur. Köyde hatırlayan biri varsa değerli bir bilgidir.


Mimarisi

Yapı sade ve işlevseldir. Dış cephe geleneksel çizgileri taşır; iç mekânda ibadet rahatlığı öne alınmıştır.

1940'ların koşullarında, köy ölçeğinde ve askerî imkânlarla yapılmış bir yapı için beklenen budur: gösterişten uzak, dayanıklı, işini gören.


Bugün

Oğuz Camii bugün de kullanılmaktadır. İbadetin yanı sıra köyün sosyal hayatında da yer tutar.

Ayakta Kalanlar

Köyün ilk on beş yılından bugüne ulaşmış yapılar azalıyor. Eski okul binası yıkıldı. Kerpiç evlerin çoğu terk edildi. Sinema binasından dört kolon kaldı.

Oğuz Camii ise hem ayakta hem de kullanımda. Üstelik girişinde, kim tarafından ne zaman yapıldığını yazan bir taş var.

Köyün o dönemine dair elimizde tarih ve isim veren üç nesne bulunuyor: bu yazıt, 1948 tarihli bir mezar taşı ve 1935–1946 arası gazete sayfaları. Üçü de okunabilir durumda.

Köyün ilk yıllarına dair gazete kayıtları için: Demirtepe Basın Arşivi

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!