Aramak için yazmaya başlayın...
Demirtepe'nin Altındaki Katmanlar: Lysimakheia, Kardia ve Miltiades'in Duvarı - demirtepe.net

Demirtepe'nin Altındaki Katmanlar: Lysimakheia, Kardia ve Miltiades'in Duvarı

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2024 - 05:33

Demirtepe'nin bulunduğu topraklar antik çağda yoğun bir yerleşim bölgesiydi. Köyün iki kilometre yanındaki Bolayır'da MÖ 309'da kurulan Lysimakheia, batı kıyısında ise Kardia yer alıyordu. Bolayır'da bulunan otuz satırlık bir yazıt, Lysimakheia'nın tam yerini kesinleştirmiştir.

Demirtepe'nin Altındaki Katmanlar: Lysimakheia, Kardia ve Miltiades'in Duvarı

Demirtepe'nin bulunduğu topraklar antik çağda yoğun bir yerleşim bölgesiydi. Köyün hemen yanı başındaki Bolayır'da Lysimakheia, batı kıyısında ise Kardia antik kentleri yer alıyordu. Bu yazı, bölgenin Yunan kolonizasyonundan Bizans dönemine uzanan geçmişini özetliyor.

Bu sayfada gri zeminli kutular demirtepe.net tarafından sonradan eklenmiştir; açıklama ve kaynak değerlendirmesi amacı taşır.


El Değiştiren Bir Bölge

Bölge önce Yunan kolonizatörlerinin yerleşim yeri oldu. Ardından Pers İmparatorluğu'nun kontrolüne geçti.

Pers egemenliğinin sona ermesiyle, Mykale Deniz Savaşı'nın ardından MÖ 479'da Atina'nın etki alanına girdi. MÖ 334'te ise Büyük İskender'in hâkimiyetine geçti.

Lidya kontrolü tartışmalıdır

Bölgenin Pers'ten önce Lidya Krallığı'nın kontrolünde olduğu bazı anlatılarda geçer. Ancak Lidya'nın egemenliği Anadolu yakasında, Kızılırmak'ın batısında kayıtlıdır; Trakya Kersonesosu ise Avrupa yakasındadır.

Herodotos, Yaşlı Miltiades'in Kersonesos'u Kroisos ve Peisistratos döneminde yönettiğini yazar. Bu, bölgenin Lidya ile çağdaş olduğunu gösterir, Lidya'ya bağlı olduğunu değil.

Bu ayrım kaynaklarda net değildir; ihtiyatla okunmalıdır.


Evliya Çelebi'nin Anlattığı

Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde Gelibolu'dan söz eder. Ona göre Gelibolu Kalesi Kral Flikos tarafından inşa edilmiş, kalenin o dönemki adı “Flikos Pergar” olarak anılmıştır.

Seyahatname bir tarih kaynağı olarak

Evliya Çelebi'nin şehir kuruluş anlatıları ve ad açıklamaları, gittiği yerlerde duyduğu rivayetlere dayanır. Bunlar dönemin halk anlatısını kaydetmesi bakımından değerlidir; ancak arkeolojik ya da epigrafik kanıt yerine geçmez.

“Kral Flikos” adı bilinen antik kaynaklarda geçmez. Gelibolu adının aslı, Antik Yunanca Kallipolis (“güzel şehir”) sözcüğüdür.

Yani Evliya'nın aktardığı, o tarihte Gelibolu'da anlatılan bir hikâyedir — şehrin gerçek kuruluş kaydı değil.


Lysimakheia

Kent, MÖ 309–308 yıllarında Büyük İskender'in komutanlarından Lysimakhos tarafından kuruldu.

Lysimakheia antik kentiyle ilgili görsel
Lysimakheia ile ilgili görsel.

Kuruluşundan yalnızca yirmi iki yıl sonra, MÖ 287'de büyük bir depremle yerle bir oldu. Yeniden inşa edildi.

MÖ 202'de Makedonya Kralı V. Philip'in kontrolüne geçti. İkinci Makedonya Savaşı sonucunda, Seleukos Kralı III. Antiokhos ile yapılan anlaşma gereği Philip MÖ 197'de kentten çekildi. Bu boşluktan yararlanan Traklar kenti tahrip etti.

MÖ 196'da III. Antiokhos, Trakya'yı yönetmek üzere oğlu IV. Seleukos adına şehri tamamen onardı.

Apameia Barışı'nın ardından MÖ 188'de, Trakya Kersonesosu ile birlikte Bergama Krallığı'nın kontrolüne geçti. MÖ 144'te Trak kralı Diegylis tarafından bir kez daha harap edildi.


Bolayır'daki Yazıt

Lysimakheia'nın tam yeri uzun süre tartışıldı. Son elli yılda ortaya çıkan epigrafik ve arkeolojik buluntular, kentin Bolayır'da aranması gerektiğini gösterdi.

Prof. Dr. Mustafa Hamdi Sayar'ın araştırmaları sonucunda Bolayır'da bulunan, bir mezar taşına yazılmış otuz satırlık bir yazıt, Lysimakheia'nın Bolayır'da yer aldığını kanıtlamaktadır.

Yazıtın üst kısmı kırık olduğu için hangi tarihî olaydan söz edildiği kesin anlaşılamıyor. Metnin geri kalanında şehrin kurucularına sağlanan ayrıcalıklardan ve vergi muafiyetlerinden söz ediliyor.

Ayrıca bu sözleşmenin papirüs kopyalarının komutanlara ve meclis üyelerine dağıtıldığı; mermer kopyalarının ise İlion'daki Athena Tapınağı'na, Semadirek Adası'ndaki Büyük Tanrılar Kutsal Alanı'na ve Lysimakheia'daki Homonoia sunağına dikildiği belirtiliyor.

Bolayır'da bulunan yazıt, Lysimakheia'daki Homonoia sunağına ait olduğunu doğruluyor.

Bu neden önemli?

Antik bir kentin yerini kesinleştirmek çoğu zaman zordur. Bir yazıtın kendi metninde nereye dikildiğini yazması ise ender bir durumdur.

Buradaki kanıt zinciri şöyle işliyor: yazıt, kopyalarından birinin Lysimakheia'daki Homonoia sunağına dikileceğini söylüyor. O yazıt Bolayır'da bulunuyor. Dolayısıyla Bolayır, Lysimakheia'dır.

Bu, arşivde karşılaştığımız kanıt türlerinin en güçlüsüdür: belge, kendi yerini tarif ediyor.


Bizans Dönemi İzleri

Mustafa Hamdi Sayar, 1999'da Bolayır'da yaptığı çalışmalar sırasında, Latince bir yazıt içeren bir evin bahçesinde Erken Bizans Dönemi'ne ait bir kilisenin mermer mimari unsurlarını buldu.

Bu bulgu, Bolayır'ın Erken ve Orta Bizans dönemlerinde kullanılan kiliselerden birine ev sahipliği yaptığını gösteriyor.

Antik çağ sonrası Bolayır'ın adı Plagiari olarak bilinir.

Bu eserler, Lysimakheia'nın MÖ 144'teki yıkımla tamamen yok olmadığını; eski önemini yitirse de Roma ve Bizans dönemlerinde varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.


Kardia

Kardia antik kenti, Gelibolu Yarımadası'nın batı kıyısında, Bolayır'ın karşısındaki Bakla Burnu'nda yer alır.

İlk olarak Milet ve Klazomenai'den gelen kolonistler tarafından kuruldu. Trak kabilelerinden Apsinthilerin saldırılarıyla zarar gördü ve MÖ 560 dolaylarında Atinalı komutan Miltiades tarafından yeniden iskân edildi.

Şehir, yarımadadaki yerleşimleri Trak saldırılarından korumak için inşa edilen savunma duvarının kuzeyindeydi.

MÖ 309'da, Lysimakhos'un Lysimakheia'yı kurma çalışmaları sırasında tamamen tahrip edildi. Kardia halkı da Lysimakheia'ya taşındı.

Kentin stratejik konumu sürekli hedef olmasına yol açtı. Önemli saldırılardan biri, Atinalı komutan Diopeithes'in MÖ 340'lı yıllarda gerçekleştirdiği harekâttır. Diopeithes, Atinalıların arazilere girişine engel olan Kardialılara karşı harekete geçmiş, bu durum Kardia'nın Makedonya Kralı II. Philip'ten yardım istemesine yol açmıştır.


Buluntular

Kardia'dan günümüze bazı kalıntılar ulaştı. Kentte bulunan eski sikkeler — İskender öncesi döneme ait gümüş paralar dahil — dönemin ticaret yapısına ışık tutuyor.

1967'de bir çiftçi, altın tel üzerine dizilmiş defne yapraklarından oluşan, 34,60 gram ağırlığında bir taç buldu. Eser Çanakkale Arkeoloji Müzesi'ne teslim edildi.

Altın defne yapraklı taç — örnek görsel
Örnek görseldir. Kardia'da 1967'de bulunan tacın fotoğrafı değildir; benzer bir altın defne tacını göstermektedir.

Miltiades'in Duvarı

Miltiades, Kardia'yı ve yarımadadaki yerleşimleri korumak amacıyla Saros Körfezi'nden Marmara Denizi'ne uzanan bir savunma duvarı inşa ettirdi.

Bu duvarın kalıntılarına bugün Ortaköy civarında rastlanmaktadır.

Duvar neden tam buradan geçiyordu?

Gelibolu Yarımadası, Bolayır çevresinde en dar noktasına iner. Saros Körfezi ile Çanakkale Boğazı arasındaki mesafe burada yalnızca birkaç kilometredir.

Demirtepe'nin konumu bunu somutlaştırır: köy boğaza 1,5, Saros'a 4 kilometre uzaklıktadır. İki deniz arası, köyün durduğu yerde altı kilometreyi bulmaz.

Yarımadayı kesecek bir duvar için en kısa hat budur. Miltiades bu yüzden buraya yaptırdı.

Aynı daralma, yirmi beş asır boyunca

Bu coğrafi özellik, arşivdeki pek çok kaydın ortak sebebidir.

MÖ 6. yüzyıl: Miltiades'in savunma duvarı buradan geçer.

MÖ 309: Lysimakhos, kentini bu daralmanın üstüne kurar.

1352: Osmanlı'nın Avrupa yakasındaki ilk kalıcı yerleşimi Çimpe, aynı bölgededir.

1915 öncesi: Taş tabyalar bu hattı tutar. 1935'te içlerinde göçmenler yaşamaktadır.

1930'ların sonu: Betonarme koruganlar aynı geçidi korumak için yapılır. Koruganlar yazısı

1942: 4. Tümen ve 40. Piyade Alayı köye konuşlanır. Askerî birlik yazısı

Hepsi aynı sebeple: burası iki denizin birbirine en çok yaklaştığı yerdir.

Leylekler de aynı yerden geçiyor

Bu daralma yalnızca insanlar için önemli değildir.

Leylekler süzülerek uçar ve termik yükselişe ihtiyaç duyar; termik deniz üzerinde oluşmadığı için geniş suyu aşamazlar. Avrupa ile Afrika arasındaki batı göç yolunda kullandıkları dar geçitlerden biri Çanakkale Boğazı'dır.

Yani Demirtepe'nin üzerinde her ilkbahar ve sonbahar leylek geçmesinin sebebi ile Miltiades'in duvarını buraya yaptırmasının sebebi aynıdır. Leylekler yazısı


Köyün Altındaki Katmanlar

Demirtepe 1934'te kurulan bir göçmen köyüdür. Ama üzerine kurulduğu toprak çok daha eskidir.

Köyün iki kilometre yanındaki Bolayır, MÖ 309'da kurulmuş bir Helenistik başkentin yeridir. Köy sınırları içinde 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiş bir parsel bulunur.

1935'te köye gelen muhabir, göçmenlerin çatısız evlerini ve yiyecek sıkıntısını yazdı. O evlerin altında, iki bin üç yüz yıl önce yıkılmış bir kentin toprağı vardı.

Köyün ilk yıllarına dair gazete kayıtları için: Demirtepe Basın Arşivi

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!