|
BODUR KİRAZ
YETİŞTİRİCİLİĞİ |
|
|
-
Toprak Hazırlığı
-
Dikim Yerlerinin Belirlenmesi ve
İşaretlenmesi
-
Fidan Dikimi
-
Sulama ve Gübreleme
Uygulamaları
-
Dikimden İtibaren Fidanda Yapılacak
Budama |
- Kirazda Başlıca Hastalıklar, Zararlılar
ve Mücadelesi
- Bakla Zınnı
- Meyve Ağacı Dip
Kurtları
- Kiraz Sineği
- Kiraz Sülüğü
|
|
Bahçe
kurulacak arazi uzun süre işlenmemiş ise sürüm
öncesi toprak patlatılmalı ve ardından derin
sürülerek yaz mevsimi sonuna kadar toprağın
havalanmasını ve güneşlenmesini sağlamak
için beklenmelidir. Eğer daha önce
yetiştiricilik yapılan bir alanda dikim
yapılacaksa bahçe kurulacak yerin toprağı
ilkbahar, yaz aylarında derin bir şekilde
sürülmelidir. Sonbaharda arazi üzerindeki
kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye
etmek için tırmık veya diskaro çekilerek arazi
dikime hazır hale getirilir.
Kiraz fidanı
dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri
yardımı ile, bahçe kurulacak alanın toprak
özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak
uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler
ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması
sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar
; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme
3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış),
dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg
potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında
gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm
yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine
ulaştırılır.
|
|
Bahçe kurulacak
arazi uzun süre işlenmemiş ise sürüm öncesi
toprak patlatılmalı ve ardından derin sürülerek
yaz mevsimi sonuna kadar toprağın havalanmasını
ve güneşlenmesini sağlamak için
beklenmelidir. Eğer daha önce yetiştiricilik
yapılan bir alanda dikim yapılacaksa bahçe
kurulacak yerin toprağı ilkbahar, yaz aylarında
derin bir şekilde sürülmelidir. Sonbaharda arazi
üzerindeki kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi
tesviye etmek için tırmık veya diskaro çekilerek
arazi dikime hazır hale getirilir.
Kiraz fidanı
dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri
yardımı ile, bahçe kurulacak alanın toprak
özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak
uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler
ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması
sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar
; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme
3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış),
dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg
potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında
gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm
yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine
ulaştırılır. | |
| |
Şekil-1 |
|
Şekil-2 |
|
|

|
|
 |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|
|
Şekil-2 |
|
|

|
|
Fidanlar genel olarak
sonbaharda yaprak dökümü ile, ilkbaharda
ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede
dikilirler. En uygun dönem kışı yumuşak geçen
yerlerde sonbaharda, kışı sert geçen yerlerde
ise ilkbaharda dikmektir. Fidanlar ilkbaharda
gövdelerine su yürümeden önce yerlerine dikilmiş
olmalıdırlar. Kışı çok sert olmayan kurak
bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir.
Bunun nedeni sonbaharda dikilen fidanların kış
yağışlarıyla gelecek mevsimdeki kök gelişmesine
hazırlamaktır.
Dikimi yapılacak
olan fidanların köklerindeki yaralı ve kırık
kısımlar makas ile temizlenir (özellikle odunsu
kökler). Bu sayede söküm sırasında zarar görmüş
kök parçaları kesilerek temizlenmiş olur
(Şekil3). Daha sonra bir kap içerisinde
hazırlanan ilaçlı suya(100 lt suya 400 gr
Captan + 100 gr Benlate veya 100 lt suya
400 gr Captan + 100 gr Derosal ) fidan
kökleri daldırılarak kök hastalıklarına karşı
önlem alınır.
Açılmış olan
çukurlar içerisine, çukur açılması sırasında
çıkan toprakla bir kümbet yapılır ve fidan
kökleri bu kümbet üzerine oturtulur.Fidan aşı
noktası dikim tahtasının ortasına ve hakim
rüzgara karşı olacak şekilde
yerleştirilmelidir.Aşı noktası kesinlikle toprak
altında
kalmamalı,
5 parmak yukarıda olmalıdır.
Toprağın üst
yüzeyinden alınan 3-4 kürek kuru toprak çukurun
dip kısmına konur. Fidan çukura dik olarak
yerleştirilir, kök ve çukur tamamen kuru
toprakla örtülür. Üzerine ayakla bastırılarak
köklerin toprakla kaynaşması sağlanır. Aşı
yerinin toprak seviyesinin 5 parmak üzerinde
olmasına dikkat edilir. Bu şekilde dikilen fidan
çukuruna dikimden hemen sonra 20-25 litre can
suyu verilir.
İlkbaharda
dikilen fidan aşı noktasından 70 cm yüksekte,
lider olacak sürgüne ait gözün hemen üzerinden
az eğimli bir şekilde budama makasıyla kesilir.
Sonbahardaki
fidan dikiminde ise aşırı rüzgar alan yerlerde
iki kademeli tepe kesimi yapılmalıdır. Dikim
yapıldıktan hemen sonra fidan aşı yerinden 100
cm yüksekte tepe kesimi yapılır. İkinci kademede
ise ilkbaharda aşı gözünden 70 cm yüksekte tepe
kesimi yapılır. Tepesi kesilen fidanlara %2’lik
Bordo Bulamacı uygulanır.Bu uygulama hem kesim
noktasını hem de fidan üzerinde bulunan gözleri
belirli ölçüde hastalıklara karşı
koruyabilmektedir. |
| |
Şekil-3 |
|
Şekil-3 |
|
|

|
|
 |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|
|
|
|
|
Sulama; diğer tarımsal faaliyetlerde
olduğu gibi etkinliği artıran ve günümüz iklim
koşullarında mutlaka gerekli olan bir
uygulamadır. Sulama uygulamasının önemi kadar
bir sulamada verilmesi gerekli olan su miktarı
ve sulama zamanının iyi belirlenmesi gerekir.
Meyve yetiştiriciliğinde kontrollü su
uygulanması meyve verim ve kalitesine büyük
ölçüde etki eder.
Kontrollü su uygulamaları modern sulama
yöntemleri ile mümkündür. Bu yöntemlerin başında
damla ve mini yağmurlama sulama yöntemleri
gelmektedir. Damla sulama yönteminde her
ağaç sırasına yerleştirilen ve lateral adı
verilen, üzerinde damlatıcıların yer aldığı
borularla sulama yapılmaktadır. Mini yağmurlama
sulama yönteminde de damla sulama yöntemine
benzer biçimde ağaç sırasına yerleştirilen
lateral borular üzerine konulan her ağaç
için bir adet mini yağmurlama başlığı ile
sulama yapılabilmektedir.
Bodur kiraz yetiştiriciliğinde yöntemlerden her
ikisi de kullanılabilir. Ancak yöntem seçiminde
bitkinin sıra üzerindeki aralığı, su kaynağının
debisi, içindeki çözünmüş maddelerin miktarı ve
toprağın bünyesi(hafif toprak,ağır toprak)
etkilidir. Unutulmaması gereken en önemli koşul
ağacın gölgelediği alanın yani kök bölgesinin
tamamına yakının ıslatılmasıdır. Hangi sistem
kurulursa kurulsun bitkinin su ihtiyacı ilk 1-2
yıl tam karşılanması tavsiye edilir.
Damla ya da mini yağmurlama sulama yöntemiyle
sulama yaparken özellikle aşırı sulamalardan
kaçınmak gerekir. Aşırı sulamalarda besin
maddeleri kök bölgesinden yıkandığı gibi sürgün
gelişimi de fazla olur ve meyve gözü oluşumları
azalır. Dolayısıyla üreticilerimizin sulama
yaparken bitkide oluşan durumları iyi incelemesi
buna uygun sulama programını oluşturması tavsiye
edilir. Bunun yanında unutulmaması gereken ağır
bünyeli toprakların su tutma kapasiteleri hafif
bünyelilere göre daha fazla olacağından çok
geçirgen topraklarda sulama aralıkları ve
uygulanan su miktarları fazla olabilir. Ayrıca
yapılan araştırmalara göre özellikle çiçek
döneminde sulama yapılmaması ve meyve bağlamanın
ardından bitkiye su verilmesi önerilmektedir.
Meyve bağlamanın ardından yaratılacak su stresi
sonucunda meyve kalitesi büyük ölçüde azalır ve
ebadı küçük kalır. Ancak meyvede istenen tat ve
aromanın korunması amacıyla hasada yakın zamanda
sulamalara ara verilmelidir.
Klasik yöntemde yapılan gübrelemelerde arazide
yapılan toprak analizlerine bağlı kalmak kaydı
ile gübreleme programı genel olarak
aşağıdaki gibi uygulanabilir. Bu program
içerisine bitkiye vejetasyon dönemi içerisinde 2
kez mikro elementleri içeren bir yaprak gübresi
ile uygulama yapmak uygun
olmaktadır.
| Dikimden
Sonraki İlk
Yıl(Dekara)
: |
* 3-5 kg N/da, 2-4 kg
P2O5/da, 3-5 kg
K2O/da * 12-14 kg 15-15-15 kompoze
gübre * 5-6 kg Amonyum Sülfat * 2-3 kg
Potasyum Sülfat |
| Normal Verimdeki Bir Bahçe
İçin(Dekara) |
* 8-10 kg
N/da, 4-8 kg P2O5/da, 6-10
kg K2O/da * 35-40 kg
15-15-15 kompoze gübre * 14-18 kg Amonyum
Sülfat * 2-8
kg Potasyum
Sülfat | |
| BİRİNCİ YIL BUDAMA |
|
 |
 |
| Şekil-4.1 İlk dikimden sonra kamçı
halindeki fidanın kesim yapılırken aşı yerinden
itibaren 70 cm'den tepe kesimi yapılır lider
olarak bırakılacak gözün hakim rüzgara karşı
gelmesine dekkit edilmelidir. |
Şekil-4.2 Gözler kabarmaya başladıktan ve
tercihen 2-3 cm sürgün oluştuktan sonra lidere
rakip olabilcek 1,2,3. sıradaki gözler
koparılır. Ayrıca aşı noktasından 40 cm
yüksekliğe kadar bulunan gözler ve sürgünler
koparılır. Böylece dallanma şekilde gösterilen
(A) yere paralel olarak gelişmesi
sağlanır. |
|

|
| Şekil-5. İlk 40-60 cm'de oluşan dal
grubundaki sürgünler 10-15 cm boya geldiklerinde
değişik istikametlere yönelmiş en az 3-4 dal
mandal ile geniş açılı olacak şekilde yatırılır.
Bu sayede dal üzerinde erken meyve oluşumu temin
edilmiş olur. |
| BİRİNCİ YIL BUDAMA |
|
|

|
| Şekil-6. İkinci yaşında dalların
terbiyesine devam edilir. İlk yıl oluşturulan
dal grubu en üst dalından itibaren lider üstünde
80-90 cm'den tepe kesimi yapılır. Lider 80
cm'den kısa gelişmiş ise herhangi bir tepe
kesimi yapılmaz. Bu arada ağacın içine güneş
ışınları'nın girişimi sağlamak amacyla gereken
dallar seyredilir. Dallanmanın değişiik
istikamette oluşturulması
esastır. |
 |
| Şekil-7. Yan dallarda ertesi yıl gerekli
olanların uzaklaştırılması ve kuvvetli
gelişenlerde ise üzerinde tek sürgün bırakarak
toprağa bakan göz üzerinden uç kesimi
yapılır. |
|

|
|
Şekil-8.
Ağacı bir çam ağacına benzer şekilde
büyütebilmek ve içeri daha fazla güneş girişini
sağlamak amacıyla gövdenin yarısı kadar
kalınlığa ulaşmış dallar budak şeklinde 2/3
oranında kesilir. Kesimler toprağa bakan göz
üzerinden yapılmalıdır. Bu yolla genç meyve
daları'nın gelişimi teşvik edilmiş olur. İlk
çıkarılacak olanlar aşağı eğilmişler
olmalıdır. |
|
Amaç
Kiraz ürünü üreticimize bol
kazanç, ülkemize bol döviz getiren bir ihracat
ürünüdür. Bu ürünün geleceği son derece
parlaktır. Türkiye, dünyanın bir numaralı
kaliteli kiraz üreticisi olma yolunda
ilerlemektedir. Bunun gerçekleşebilmesi için
kiraz üretiminin hem kaliteli, hem de insan
sağlığı açısından güvenli yapılması
şarttır. Ürünün güvenliği; bilinçli
üreticilerin doğru hedefe, doğru ilaçla, doğru
ekipmanla ve doğru dozajda uygulama yapması ile
ilgilidir.
Tüm
kültür bitkilerinde olduğu gibi kirazda da bazı
hastalık, zararlı ve yabancı otlar sorun
olabilmektedir. Bunlardan en çokrastlanan ana
(anahtar) hastalık ve zararlılar ile kimyasal
mücadelede kullanılan ilaçlar Çizelge-1’de
verilmiştir. Burada verilen hastalık ve
zararlılar dışında yörelere göre değişen
hastalık ve zararlılar olabilir. Ayrıca kimyasal
mücadele dışında kültürel; mekanik ve fiziksel;
biyoteknik; biyolojik ve entegre mücadele
yollarının da olduğu
unutulmamalıdır. |
|
KİRAZDA
ANA HASTALIK
VE ZARARLILAR İÇİN
GENEL/FENOLOJİK İLAÇLAMA
PROGRAMI
KİRAZDA AŞAĞIDA VERİLENLER DIŞINDA
DAHA PEK ÇOK ÇEŞİTLİ HASTALIK VE
ZARARLILAR BULUNABİLİR. BU NEDENLE
BAHÇELER İYİ TAKİP EDİLMELİ VE
ENTEGRE MÜCADELE
PRENSİPLERİNE
UYGUN OLARAK ( Kültürel, mekanik ,
fiziksel,biyoteknik,biyolojik ve entegre
mücadele-tahmin ve erken uyarı sistemleri ile )
MÜCADELE YAPILMALIDIR.
|
İlaçlama
Zamanı |
Uygulama Amacı |
Etkili
Madde |
Doz
(g-ml/100l) |
Son
ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süre
(gün) |
 |
%5-10
çiçeklenme |
Monilya |
Hexeconazole
50 g/l SC
Thiram
%80 WP WG
Captan
%50 WP
Iprodione
%50 WP
Bitertanol
%25 WP |
50
200
300
150
50 |
14
14
14
15
14 |
 |
%90-100
çiçeklenme |
Monilya |
Yukarıdaki
ilaçlardan kullanılmamış olan birisi
|
|
|
 |
Meyve sarı saman rengini
aldığında |
Kiraz
Sineği |
Thiachloprid
480 g/l SC
Diazinon
630 g/l EC
|
20
75
|
14
15
|
 |
Olum gecikiyorsa veya yağış
olursa |
Kiraz
Sineği |
Malathion
630 g/l EC |
100
|
7 |
 |
Sonbaharda yaprakların çoğu (¾ ‘ü)
döküldüğünde |
Hastalıklara karşı genel
koruma |
Bordo
Bulamacı veya Bakır Sülfat
+Kireç karışımı |
2000 |
21 |
 |
İlkbaharda gözler uyanmadan 2 hafta
önce |
Hastalıklara karşı genel
koruma |
Bordo
Bulamacı veya Bakır Sülfat
+Kireç karışımı |
1000 |
21 |
|
NOT :
İlaçların tercihinde IPM ve ALARA’nın
ihracatta bulunduğu marketlerin önlemleri
dikkate alınmıştır.Gelişmelere göre değişiklik
yapılacaktır. DOĞRU TEŞHİS – DOĞRU YÖNTEM
KİMYASAL MÜCADELE İSE : DOĞRU İLAÇLA - DOĞRU
ZAMANDA – DOGRU DOZDA –DOĞRU ALETLE UYGULAMA
YAPILMALIDIR. İLACIN EN SON ÇARE OLDUĞU
UNUTULMAMALIDIR !!! Ayrıntılı bilgi için
ilgili uzmanlara danışınız. Dr.Salih Çalı (
ALARA Bitki Koruma Yöneticisi
) | |
Bakla
Zınnı
(Tropinota ( Epicometis )
hirta)
Tanımı ve Yaşayışı
Erginleri yaklaşık 10 mm boyunda ve
siyah mat renkte olup üzerinde sarı
tüylerle kaplı ve beyaz lekeler bulunan sert
vücutlu bir böcektir.Larvaları manas tiptedir.
Kışı larva ve ergin dönemde toprakta
geçirir.
İlkbaharda meyve diğer bitkilerin çiçek
döneminde çıkan erginler daha çok çiçekle
beslenirler. Daha sonra hümüsçe zengin toprağa
bırakılan yumurtalardan 1-2 hafta içinde
larvalar çıkar ve çeşitli otların köklerinde
beslenirler.Gelişmesini tamamlayan larvalar
toprakta pupa oluştururlar ve bu pupalardan
çıkan erginler kışı toprakta
geçirirler.
Zarar Şekli
Polifag bir zararlıdır.Erginler meyve
ağaçlarının ve diğer bitkilerin çiçeklerinin
dişi,erkek organlarını , tomurcuk ve meyveleri
yiyerek çok zarar verirler.Larvalar önemli zarar
yapmazlar.
Mücadelesi
Erginlere karşı yapılacak ilaçlı mücadele
sırasında bal arıları da etkileneceğinden
kültürel önlemler önem kazanmaktadır.Bu nedenle
: toprak işlemesi ile yumurta, larva ve
erginlerin doğal ortamları bozularak
populasyonlarının düşmesi sağlanır. Erginlerin
mekanik olarak toplanıp öldürülmesi de önemli
bir mücadele yoludur.
Bu zararlıya karşı kimyasal bir mücadele yolu
olmamakla birlikte arı ve faydalı bazı
böceklerin ölümü göz önüne alınarak uygun bir
ilaçlama yapılabilir. İlaçlamalarda erginlere
karşı Endosulfan ( 360 g/l-
%32.9 ) etkili maddeli EC ya da WP
formülasyonlu bir ilaç 150 ml ya da gram dozunda
kullanılabilir. |
 Capnodis sp. Larva |
 Capnodis sp.
Ergini |
Tanımı
Erginleri
siyah veya bronz renkte sert yapılı 12-36 mm
boyunda bir böcektir. Çoğunlukla ağaçların kök
boğazında rastlanır. Rahatsız edildiğinde ölü
taklidi yapar.
Larva
boyu türe , gelişme dönemine ve beslenme
durumuna göre 1.5-80 mm olup genellikle
sarımtrak renkte,
13 segmentli ve yassıdır.
Yumurtaları gri ,beyaz ve 1mm boyunda
olup pupaları gibi ovaldir.
Yaşayışı ve Zarar
Şekli
Ergin
dişi yumurtalarını tek tek veya 5-10 ‘luk
gruplar halinde ağaçların kök boğazına yakın
çatlaklarına , kabuk aralarına , aşı gözlerine
ya da toprağa bırakır. Yumurtadan 10-15 günde
çıkan larvalar çok tüylü olup hızla köke
giderler.
Köklerde önce kök kabuğunun altında
kambiyum tabakası ile beslenerek büyüyen
larvalar kök boğazında pupa olur ve bir yıl
içinde iki ayrı dönemde (Temmuz-Ağustos ve
Ekim-Kasım aylarında) ergin çıkışı olur. Kışı
ağaç kovuklarında,yaprak altlarında ya da
toprakta geçiren erginler ilkbaharda aşı gözü ve
taze sürgünlerde oburca beslenip sıcaklık
yaklaşık 25 C olduğunda çiftleşerek yumurta
bırakırlar.
Birinci dönem çıkan erginler
yumurtalarını Eylül-Ekim aylarında ,ikinci dönem
çıkan erginler ise yumurtalarını bir sonraki yıl
Haziran –Temmuz aylarında fidanlarda aşı
yerlerine , yaşlı ağaçlarda kök boğazına
bırakırlar. En çok yumurta Temmuz ayında
bırakılır.
Larva
süresi kış ve yaz dönemine rastlamasına göre
4.5-12 ay sürer. Pupa dönemi 1 ay kadardır. İki
yılda bir döl verir.
Özellikle taş çekirdekli meyve
ağaçları,antepfıstığı ve kavaklarda kök
kabukları altında larva ve larva zararının
olması ; ağaçların kök boğazı ve çevresinde
toprakta oval deliklerin bulunması ; ağaç
altlarında sap dibinden yenmiş taze yaprakların
olması ; aşı gözlerinin ve sürgünlerin
kemirilmiş olması bu zararlının varlığına işaret
eder. Erginler yaprakları nadiren yedikleri
halde genç sürgünleri , aşı tomurcuklarını ,
yaprak saplarını oburca yiyerek büyük zarar
verir.Genç larva daima toprak yüzeyinden aşağıda
ve kök kabuğunun altında bulunur ve kambiyum
tabakasını kemirir. Larva kökte galeriler açarak
bitkinin beslenmesine engel olur ve galerilerin
içi pislik ve talaş ile doludur.
Fidan
dip kurtları fidanları çok çabuk , ağaçları ise
2-5 yılda öldürür. Bitkilerin önce gelişmeleri
durur,zayıflar ve sonra ölüm
görülür.
Mücadelesi
1. Kültürel
önlemler:
Sabahın erken saatlerinde ve akşamüzeri
ağaçların sarsılarak erginlerin toplanması ve
imha edilmesi zararlı populasyonunu önemli
derecede azaltır.
2. Kimyasal mücadele
:
Bu
türlerin zararı yersel olduğundan mücadeleye
karar vermek için Capnodis zararı
görülmüş olmalıdır. Bu nedenle bahçelerde Mayıs
ayının ilk haftasından itibaren ergin çıkışları
gözlenmelidir.
İlaçlı
mücadele zararlının yumurta koymasından önce (
Haziran,Temmuz,ağustos aylarında ) yapılması çok
önemlidir. Yumurta bırakıldıktan sonra yapılacak
mücadelenin başarı şansı
azdır.
Aşağıda verilen ilaçlardan biri
ile ağaçların 1 m kadar yüksekliğe kadar olan
gövdeleri ve 1 m çaplı daire içinde kalan kök
boğazı etrafındaki toprak yüzeyi
ilaçlanmalıdır.İlaçlar daima sulama ve çapadan
sonra toprak yüzeyi kuru iken ve serin havada
yapılmalıdır.Aşılı ağaçlarda aşı ve etrafı
mutlaka ilaçlanmalıdır.
Capnodis
türlerine karşı koruyucu mücadele
yapıldığından en az 2 yıllık kesintisiz mücadele
yapıldığında olumlu sonuç
alınır.
Capnodis
spp. m ü c a d e l e s i n d e k u l
l a n ı l a b i l e c e k i l a ç l a r
:
| Etkili Madde |
Örnek Preparet |
Dozu |
|
Oxydemeton-methyl
(265 g/l -EC)
Azinphos-methyl
(230 g/l – EC) |
Metasystox,Kimyasistox
Gusathion,
Cotnion |
150
ml
200
ml | |
Kiraz
Sineği
( Rhagoletis cerasi L. -
Diptera-Tephritidae - Cherry fruit fly
)
 Ergin
 Larva Meyve İçinde
Larva Meyve Üzerinde
|
Tanımı
Erginler 4-5 mm boyunda ; gözleri
yeşilmavi, bacaklar siyah ; kanatlar
şeffaf, üçü uzun biri kısa 4 adet mavi-siyah
bantlıdır. Larvalar 0.6- 6 mm boyunda,
bacaksız ve beyaz
renktedir.
Yaşayışı
Kışı
toprakta pupa halinde geçirir. Erginler
ilkbaharda (Nisan sonu, Mayıs Başı) aylık
ortalama sıcaklık 15 C ‘nin üzerinde çıkış
yaparlar . Erginler beslendikten bir hafta sonra
çiftleşir ve ben düşmüş meyvelere yumurtalarını
bir meyveye bir yumurta olacak şekilde bırakır.
Bir dişi 40-100 yumurta bırakır. Yumurtadan
çıkan larvalar meyvede beslenir, gelişir,
olgunlaşınca meyveyi terk edip toprağa gider ve
2-5 cm derinlikte pupa olur. Pupalar toprakta
zorunlu diyapoza girer ve ertesi ilkbaharda
erginler çıkar. Yumurtadan pupa oluncaya kadar
2-3 hafta geçer. Erginlerin ömrü 4-7 haftadır.
Yılda bir döl verir.
Zarar Şekli ve
Ekonomik Önemi
Meyvede beslendiğinden
meyve kalitesini ve pazar değerini düşürür.
Ülkemizde kiraz ve vişnelerde yaygındır. Zarar
oranı % 80 ‘e kadar çıkabilir.
Konukçuları
Kiraz , vişne ve bazı Lonicera
türleridir |
 Larvalar Meyveyi Terk Etmiş
Durumda |
 Pupalar Toprakta |
|
MÜCADELESİ
Kültürel Önlemler :
·
Sonbahar
toprak işlemesi , kurtlu meyvelerin
imha edilmesi
·
Turfandacılık , Dayanıklı
çeşitlerin yetiştirilmesi
Biyoteknik Mücadele :
Düşük ve
orta populasyonlarda kitlesel tuzaklama
şeklinde uygulanır.
Sarı yapışkan tuzak
(Rebell) + Amonyak kapsülü (
Polimer matriks ) bir ağaca 4 adet olmak üzere
asılır. |
|
Kimyasal
mücadele :
İlk ergin sineklerin
çıktığı zamanın tespiti çok önemlidir. Bunun
için : % 4 ‘lük amonyum karbonat içeren McPhail
tuzakları ve sarı yapışkan vizüel tuzaklar
(Rebell) ağaçlara asılır ve ilk ergin sineklerin
çıkış zamanı tespit edilir. İlk ergin sinek
görüldüğünde ve bölgedeki en erkenci çeşitte
meyvelere ben düştüğü (su yürüdüğü) devrede ise
ilaçlamaya başlanır. Kaplama ilaçlamada tüm ağaç
meyveleriyle birlikte ilaçlanır.
Bulaşıklığın fazla
olmadığı ve mevsimin yağışsız-kurak geçtiği
bölgelerde erginlere karşı koruyucu
olarak ilk ve hasada yakın dönemde kısmi dal
(ağaçların güney yönünde birkaç dalın
yaprakları) ilaçlaması yapılır. Bunun
için : 100 litre suya 400 gram Malathion %25 WP
+ 500 gram hidrolize protein kullanılır.
|
|
Kaplama
ilaçlamada (yumurta ve özellikle larvaya karşı)
kullanılacak ilaçlar ve dozları
:
Etkili
madde
Formülasyonu
Dozu (preparat) 100 litre
suya
Malathion
%25
WP
250 gram
Malathion 650
g/l
EC
100 ml
Malathion 190
g/l
EC
300 ml
Diazinon 185 g/l
EC
200 ml
Diazinon 630
g/l
EC
75 ml
Not : İlaç seçiminde Türkiye’de
ruhsatlı ve üretimi olan ilaçlar ile ihracat
yönünden de değerlendirme yapılarak tercihte
bulunulmuştur. |
Kiraz Sülüğü ( Caliroa
limacina Retz. – Hym.:Tenthredinidae
– Cherry slugworm )
 Kiraz Sülüğü (Larva) |
Tanımı
Ergin
yaklaşık 5 mm boyunda siyah renkte bir
arıcıktır. Başında üç adet belirgin tepe gözü
vardır.Larva 7-9 mm boyunda ; yeşilimsi siyah
renkte ve üzeri sümüksü kaygan bir madde ile
örtülüdür ; baş geniş , arkaya doğru gittikçe
daralır.
Yaşayışı
Kışı
toprakta 5-10 cm derinlikte kokon içinde larva
ve genellikle prepupa halinde geçirir.
İlkbaharda pupa olur ve ağaçlar tamamen
yapraklandıktan (Nisan ayı) sonra ergin çıkışı
olur. Dişiler yumurtalarını yaprağın üst
yüzeyine epidermis altına bırakır ve 9-15 gün
içinde açılan yumurtalardan çıkan larvalar
epidermis ile beslenerek 3-5 hafta içinde
gelişmelerini tamamlar. Daha sonra toprağa
geçerek orada pupa olurlar. Yılda 2-3 döl
verirler. |
|
Zarar şekli ve
ekonomik önemi
Larvaların
yaprak epidermisini yemeleri sonucu yaprak tül
şeklini alır. Yaprak damarları zarar görmez
,ancak bitkinin beslenmesi aksar ve verimin
düşmesine yol açar.
Konukçuları
Kiraz , armut
, erik , kayısı , badem ve gülde zararı
görülebilir.
MÜCADELESİ
Kültürel
önlemler :
·
Sonbaharda
yapılacak bir toprak işlemesi ile toprakta
bulunan kokon içindeki larvaların ölmesi
sağlanır.
Kimyasal mücadele
:
Bahçeler
İlkbaharda kontrol edilerek larvaların ilk
görüldüğü zaman ilaçlamaya geçilir. Birinci ve
ikinci dölün larvalarına karşı 13-15 gün ara ile
iki ilaçlama yapılması daha
uygudur.
Kullanılacak ilaçlar ve dozları :
Etkili madde Formülasyonu
Dozu (preparat) 100 litre
suya
Diazinon 185
g/l
EC
200 ml
Formothion 336
g/l
EC
150 ml
Malathion 185
g/l
EC 200
ml |
Başa Dön
|
| |
| | |
| |