|
ERİK
YETİŞTİRİCİLİĞİ
Erik
soğuk ılıman iklim bölgelerde ve subtrobik iklim
bölgelerinde yetişir. Ülkemizde birçok çeşidi
bulunmaktadır.
DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Erik
çiçekleri o yılın sürgünleri veya yaşlı spurlar
üzerindeki lateral (yan) tomurcuklarda oluşurlar.
Her tomurcuktan 1 veya 3 çiçek meydana gelir.
Bir
kısım P. cerasifera çeşidi kendine verimli
bazılarıda kendine kısırdır. Bazı P. domestica
kültür çeşitlerinden kendine verimli, kısmen kendine
verimli ve kendine kısır olanları vardır. Kendine
verimli çeşitlerin kendi çiçek tozu ile tozlanmaları
durumunda meyve tutma oranı % 30' a kadar
yükselmektedir. Fakat Kendine kısır çeşitler kendi
çiçek tozları ile tozlandıkları zaman meyve bağlama
oranı % 1.5 lara kadar düşer. Genellikle Avrupa
erikleri ile japon erikleri birbirine uyuşmazlar.
Japon eriklerinin bir kısmı kısmen kendine verimli,
bir kısmı da kendine kısırdır.
İKLİM
İSTEKLERİ
Erik
türleri, iklim istekleri yönünden farklılık
gösterir. Japon erikleri (P. salinica) soğuk
geçmeyen bölgelerde yetişir. Avrupa erikleri (P.
domestica)kışı nisbeten soğuk geçen soğuk ılıman
iklime uygundur. Mevcut türler içerisinde değişik
iklim koşullarına en iyi uyabilen P. cerasifera'dır.
Kış mevsiminde soğuklara dayanıklı olan eriklerde
Çiçeklenme devresinde soğuğa karşı duyarlılık
artar.Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa erikleri
+7.2 OC 'nin altında 1000 saatten fazla bir
soğuklama süresine ihtiyaç duyarlar. japon
eriklerinde ise bu süre 600 saat
kadardır.
DİKİM
ŞEKLİ VE ZAMANI
Kendine
kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe
kurulacağı zaman çeşitlerin birbirini tozlayacak
şekilde dikilmesi gerekir ve bu durumda Tozlayıcı
oranı 1/9 oranında olmalıdır. İkiden fazlaçeşitlerle
kurulacaksa çeşitler 2'şer 3'er sıra halinde
dizilmelidir.Kendine verimli çeşitlerle bahçe
kurulacağı zaman eğer bahçede birkaç çeşidin yer
alması isteni yorsa her çeşitin bir blok halinde
bahçeye yerleştirilmesi gerekmektedir. En uygun
tozlayıcı çeşit seçilirken Birçok özellik gözönünde
bulundurulmalı ,meyvenin özellikleri yanı sıra çiçek
açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde
uygun gelmesine, çiçek tozlarının yüksek çimlenme
gücüne sahip olmasına ve karşılıkı tozlanma sonucu
yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek
çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.Bahçe
kurulurken birden fazla çeşit kullanılması meyve
miktar ve kalitesini olumlu yönde etkilediğinden her
zaman tercih edilmelidir.Tozlayıcı ağaç sayısı
tozlayıcı çeşidin istenen bir çeşit olup olmamasına
göre ayarlanma
lıdır. istenen bir çeşidin tozlayıcı olarak
kullanılması halinde, 2 sıra ana çeşide 1 sıra
tozlayıcı yeterlidir. Üretim amacına uygun olmayan
bir çeşidin tozlayıcı olarak kullanılması
zorunluluğu varsa 8 ana ağaca 1 tozlayıcı olacak
şekilde bahçe kurulmalıdır.Kışı yağışlı veya soğuk
geçen bölgelerde dikim ilkbahar mevsiminin başında
yapılır.Kışı ılıman geçen ve az yağış alan
bölgelerde fidanlar Kasım- Aralık ayından itibaren
dikilebilirler. Dikim ilkbahar gelişme devre sinin
başlamasına kadar sürebilir.
TOPRAK
İŞLEME
Az yağış alan bölgelerde, erik bahçeleri devamlı
olarak yabancı otlardan temizlenmeli Böyle
bölgelerde bahçeler sonbaharda ve sonra İlkbaharda
toprak tava gelince ,Şubat sonu veya mart içinde bir
kez daha sürülür. Mayıs ayında yapılan üçüncü
sürümden sonra ise sulama kanalları açılıp,
Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Yağışlı
bölgelerde ise çayır bitkileri kullanarak bahçelerde
devamlı bir örtü bitkisi bulundurulmalıdır. Erik
kökleri toprak yüzeyine yakın olarak gelişti ğinden
toprağın derin işlenmemesi gerekir.
SULAMA
Yıllık
yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde sulama
yapılmayabilir
fakat, Yağış miktarı bu rakamın altına düşen
yerlerde sulamanın yapıl
ması zorunludur. Erikler saçak köklü olduklarından
ve kökler yüzeysel
geliştiklerinden derin köklü meyve türlerine göre
daha fazla suya ihtiyaç gösterirler.Ege bölgesinde
erik bahçeleri mayıs ayının ikinci yarısından
itibaren sonbahar yağışlarınakadar geçen süre içinde
8-12 günde bir sulanır. Sulama çeşitli şekillerde
yapılır.Bunlar;karık usulüçanak usulü, tava yöntemi
veya karık-çanakkombinasyonları şekilleri olarak
sayılabilir. Sulama sistemi toprağın özelliğine, su
kaynağının zenginlik durumuna göre seçilir. Damlama
ve mini yağmurlama sistemleri de günümüzde
uygulamaya girmiştir.Mevcut türler arasında P.
cerasifera türleri kuraklığa en fazla dayanan
türlerdir.
GÜBRELEME
Verilecek gübre miktarının toprak ve bitki analizine
göre belirlenmesi en doğru uygulama olacaktır.Gübre
miktarı,toprağın tipineağaçların yaşına, topraktaki
besin maddeleri durumuna, alınan ürün miktarına
iklime ve ağaçların gelişme durumuna bağlıdır.
Azotlu gübreler kış sonunda ilkbahar gelişmesi
başlamadan önce verilmelidir. Erik ağaçları azotun
hem sülfat, hem de nitrat formuna cevap verirler.
Ancak pH'ı 6.5'un altında olan topraklarda amonyum
sulfat kullanılmamalıÜre ise toprak pH'ı 5.0'in
altında olan topraklarda kullanılmalıdır. Azotlu
gübrenin haziran ortasından sonra uygulanması
önerilmez. Genç ağaçlarda ağaç başına her yaş için
113-226 gr aktif azot uygulanır. Bu miktarlar arzu
edilen büyüme durumuna göre azaltıp çoğaltılabilir.
Meyve veren ağaçlarda 8.5-11.2 kg/dekar aktif azot
uygulaması önerilebilir.
Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve
veren ağaçlarda sıralar
arasına, genç ağaçlarda ise taç izdüşümleri
çevresine gelecek şekilde
serpilmelidir.
Sunni
gübrelerin yanında ,2 yılda bir ağaç başına 50 kg
iyi yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar
için) verilmelidir. İlave olarak yeşil gübreleme
yapılması da yararlı olacaktır..
ANAÇLAR
Meyve
yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme
şekline göre generatif ve vejatatif olarak iki
grupta toplanır.Erikler için anaç olarak muhtelif
erik türlerinin çöğür ve klon anaçları ile şeftali,
kayısı ve badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.
Erik
Çöğür Anaçları:
P.ceresifera(myrobolan kiraz eriği): Kökeni Kafkasya
ve yakınındaki Asya ve Avrupa ülkeleridir.Yurdumuzda
ve Dünya’da geniş ölçüde kullanılan erik anaçıdır.
Özellikle Avrupa grubu (P.domestica) erik çeşitler
için istenen anaç olmakla birlikte Japon grubu
(P.salicina) erikler için uygundur. bunun yanında
President, Kelsey gibi bazı çeşitlerin bu anaç ile
tam uyum gösteremediği belirtilmektedir.
P.ceresifera anaçları ABD ve Avrupa’da Myrobolan
erikleri diye tanınıp
Yurdumuzda can eriği olarak bilinir. Değişik toprak
ve iklim şartlarına
uyabilen can eriği;Kök ur nematoduna hassas fakat
kök boğazı çürüklüğüne
karşı dayanıklıdır. Hafifkumlu topraklarda çok iyi
gelişir. Kuvvetli bir
anaç olup, bu anaç üzerine aşılı fidanlar 7x7 m
şeklinde dikilmelidir.
P.besseyi (Kum eriği): Japon ve Avrupa grubu
eriklerle uyuşur. Çok bodur bir anaçtır. 1-1.5 m
boyunda ağaçlar meydana getirir. Aşıdan sonra ilk
yıl ürün vermeye başlar. Kumlu topraklara uyumu
iyidir.
P.persica(şeftali): fazla derin olmayan, Kumlu ve
hafif topraklarda eriğe anaç olarak
kullanılmaktadır. Yarı kuvvette ağaçlar oluşturur ve
erkencilik sağlar. Nematodun sorun olduğu yerlerde
tercih edilmelidir. Japon eriklerinin hemen hepsi
ile iyi uyuşma gösterir, ancak Avrupa eriklerinin
bazıları ile uyuşmalık görülebilir. En çok
kullanılan şeftali anaçları;
Prunus
persica (Lovall)
Nemaguard
S-37
Eğer erik bahçesi daha önce şeftali bahçesi olarak
kullanılmış bir arazide kurulacaksa anaç olarak
şeftali kullanılmamalıdır.P.armeniaca (Kayısı):
Nematotlu bölgelerde kumsal topraklar için uygun bir
anaçtır.Japon erikleri ile Avrupa eriklerine nazaran
iyi uyuşma gösterir. Bu anaç kullanılacağı zaman
kalem anaç ilişkilerinin önceden bilinmesi gerekir.
Kayısı anacı erik için
ancak nematodun söz konusu olduğu durumlarda
düşünülebilir.
P.amygdaus (Badem): Kumlu topraklarda erik
yetiştiriciliği için bu anaçlar tercih edilir.Tüm
çeşitlerle iyi uyum sağlamayabilir. French gibi bazı
erik çeşitleri badem anacı üzerine başarılı bir
şekilde yetiştirilmektedir. Badem üzerine aşılı erik
çeşitleri erken meyveye yatar. Bol verimli yüksek
kaliteli meyve veren ağaçlar oluştururlar. Meşe kök
mantarı, vertisilyum solgunluğuna ve nematoda
duyarlıdır. Bakteriyel kansere orta derecede
dayanıklıdır.
P.salcia:Kumlu topraklara adapte olduğu için bu tür
topraklarda bodur erik anacı olarak kullanılabilir.
Japon ve Avrupa grubu eriklerle uyuşur ve bodur
ağaçlar meydana getirirler.
Erik
Klon Anaçları
Myrobolan B: drenajı kötü, hafif,Kireçli, ağır
,kuvvetli ve zayıf gibi çeşitli topraklara iyi uyum
sağlar, üretilmesi kolaydır. Kuvvetli ve verimli
ağaçlar oluşturur.
R.C.d’Althan, R.C.Quillus,Stanley, Prune Martin,
çeşitleri ile uyuşmazlık gösterir. bakteriyel kanser
,Nematot, ve vertisulyuma duyarlı, kök boğazı
çürüklüğüne orta derecede dayanıklıdır.Marianna:
Prunus munsoniana ve Prunus cerasifera’nın
tozlanması sonucu elde edilmiş ve vegetatif olarak
üretilebilen bir anaçtır.Ağır ve çok rutubetli
topraklarda yetişebilir. Kök ur nematoduna bağışık
olup, kök boğazı çürüklüğü ve kök kanserine
dayanıklıdır. Avrupa ve Japon grubu erikleri ile
uyuşmaktadır. Marianna anaçlarının değişik klonları
bulunmaktadır.Myrobolan Gl.931-6: PH yüksek
topraklardaki yetiştiricilik için kullanılan bir
anaçtır. Diğer anaçların iyi sonuç vermediği asitli
topraklarda iyi sonuç vermektedir.
Marianna GF8-1; Kuvvetli ağaç oluşturup vegetatif
olarak üretilmesi kolaydır. Çok değişik topraklara
rahatlıkla uyum sağlar. R.C.d’Althan çeşidi ile
uyuşmamaktadır. Marianna 2624 Klonu; Üretilmesi
kolaydır. Değişik toprak tiplerine uyumludur.
Kökleri ilk yıllarda yüzeysel gelişir. Orta kuvvette
ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklı, kök boğazı
çürüklüğüne ve vertisilyuma orta derecede dayanıklı,
bakteriyel kansere ise çok duyarlıdır.
Myrobolan 29-C:Kök gelişimi İlk yıllarda yüzeysel
olup, sonraki yıllarda derinlere gider. Kuvvetli
ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklıdır. Kök boğazı
çürüklüğü, vertisilyum ve bakteriyel kansere orta
derecede duyarlıdır.
Prunus
domastica: Bu anaçlar İngiltere’de kullanılmaktadır.
Bodurdan gelişmişe kadar değişik tipte konları
vardır.
Brompton Klonu; Yarı kuvvetli ağaçlar oluşturup bu
ağaçlar kaliteli ve bol meyve verirler. Kültür
çeşitleri ile uyumlu, Vegetatif olarak üretilmesi
zordur. Bu durumun hormonla ve sisleme ile
düzeltilmesi halinde çok iyi bir anaçtır. Common
plum Klonu; Yarı bodur ağaçlar oluşturur.
Daldırma ve odun çelikleri ile kolaylıkla
üretilebilir. Her çeşitle uyuşması iyidir.
Pershore Klonu; Orta kuvvette ağaç oluşturup,
Çeşitlerle uyuşması iyidir. Vegetatif olarak
üretilmesi zordur. Ancak dip sürgünleri ve daldırma
ile çoğaltılabilir.
Brussel klonu; Yarı kuvvetli ağaç oluşturur. Üretimi
ancak daldırma ile yapılabilir.
Hastalıklara duyarlı olmakla birliktepek pek çok
çeşit ile uyum göstermektedir. Günümüzde hemen hemen
kullanılmamaktadır. Prunus instita: Bu türün değişik
klonları da eriğe anaç olarak kullanılmaktadır.Pixy;
İngiltere’de East Malling Araştırma İstasyonu
tarafından St. Julien d’Orleans klon populasyonu
arasında bodur anaç olarak elde edilmiştir.
Vegetatif olarak (odun çelikleri ile) üretilen bu
anaç üzerine aşılı erik çeşitleri erken meyveye
yatmakta, daha iri meyveli ve şeker oranı yüksek
meyve oluşturmaktadır. Pixy, St.Julien anacına göre
% 30 oranında bodurluk sağlamaktadır. Ferlanin
(P.2038): Fransa’da elde edilmiş melez bir anaç
olup, vegetatif olarak üretilebilir ve Pixy anacı
kadar veya ondan biraz daha bodurdur. Verim,
erkencilik ve meyve iriliği yönünden oldukça iyidir.
Nematot ve kök kanserine dayanıklıdır. Kış
soğuklarına dayanıklı bir anaç olup, d’Agen hariç
tüm çeşitlerle aşı uyuşması iyidir.
Common mussel klonu;Uygun ve elverişli toprakları
sever ve kuvvetli ağaç oluşturan
bir anaçtır. Odun ve kök çelikleri ile kolaylıkla
üretilebilir. Pek çok çeşit ile başlangıçta iyi bir
uyuşma göstermesine rağmen ilerki yıllarda bazı
çeşitlerle olan kombinasyonunda ağacın gelişmesi
durmakta ve meyveler iyi gelişememektedir. Bazı
çeşitlerle olan kombinasyonunda gözlenen bodurluk
gerçek ve sağlıklı bir bodurluktan çok, fizyolojik
zayıflık nedeni ile gelişme yetersizliğinden ileri
gelen bodurluktur. Black damas klonu; Değişik toprak
tiplerine
kolaylıkla uyum sağlayabilen ve kuvvetli ağaç
oluşturan bir anaçtır. Kültürel bir
çeşidi ile uyuşması iyidir. Saint Julien A klonu; Bu
anaç yarı bodur ve bol verimli ağaçlar oluşturur. Bu
ağaçlar erken meyveye yatar. Değişik toprak
tiplerine özellikle kireçli topraklara uyumu çok
iyidir. Bir çok çeşit ile uyuşması iyidir. Sıcak
iklimlerde gelişmesi iyidir. Vegetatif olarak
üretilmesi zordur.
Ferciana/Ishtora: St. Julien A ile aynı büyüklükte
olup, verim erkencilik ve meyve iriliği yönünden
üzerine aşılanmış olan çeşide olumlu etkisi vardır.
Nematodlara dayanıklı, Armillaria’ya toleranslı ve
kireçli topraklara hassas olup, vegetatif yolla
çoğaltılmaktadır.
MEYVE
SEYRELTMESİ
Japon
erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek
tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı
yüklenme olmaktadır. Seyreltme elle yada kimyasal
maddelerle yapılır.Erik meyveleri küçük olduğundan
elle seyreltme oldukça masraflıdır. Geç olgunlaşan
çeşitlerde elle seyreltme haziran dökümünden sonra
uygulanır. Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona
erince
yapılmalıdır. Yeşil olarak tüketilen can erikleri de
ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat
edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine
geçer.
Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme elmalardaki
kadar başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bir
kısmı DNOC'li bileşiklerdir. Bu etkili maddeye sahip
Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde
püskürtülür. Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de
denenmiştir. Bu kimyasal madde %6-7
konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme safhasında
ağaçlara
atılır.
HASAT
En iyi
toplama olgunluğu; meyvelerin tam tatlılaştıkları
ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, ve
eti gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç
üzerindeolgunluğun bu kadar ilerlemesi yakın
pazarlar için toplanacak meyvelerde söz konusudur.
Uzak pazarlar için ise hasat daha erken
yapılmalıdır.
Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki
değişime meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru
madde miktarına bakılarak veya tam çiçekten hasada
geçen süreye bakılarak tayin edilir.
Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşırı
derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup,
buruştuktan sonra hasat edilirler.Buruşan eriklerin
bir kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden
toplanır. Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine
ile hasat edilirler.
DEPOLAMA
Erikler
en uygun olarak 00C veya -0.5 0C'de saklanırlar. Bu
sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 3-4 hafta,
Japon eriklerini de 7-8 hafta saklamak mümkün olur.
Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan
erikleri kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 0C de
yukarıda belirtilen sürelerde saklamak mümkündür. |